Büyük bir kütüphane olarak internet
İlmi gelişmelerin en büyük ve önemli araçlarından biri kütüphanelerdir.
Eski devirlerde kitaplar kütüphanelerde biraraya getirilir ve ilim adamları için, araştırmacılar için kütüphaneler ilim mekanları olarak kullanılırdı. Hala da öyledir. Bir insanın biriktiremeyeceği kadar kitabı kütüphanelerde bulup inceleyebilirsiniz.
Kütüphanelerin dijital hale getirilmesi ve her yerden ulaşılabilir olması da araştırmacılar için bulunmaz bir fırsat. Bilgi diye tabir ettiğimiz şey şimdi sadece yazı (text) olmaktan çıktı, resim, video, ses, çizim, 3D Model vs. gibi birçok farklı formda ve biçimde de karşımıza çıkıyor.
Bu anlamda internetin tamamı kendi başına bir büyük kütüphanedir diyebiliriz. Bu kütüphane kendi üzerine sarılan bir yumak gibi her geçen gün büyüyor. İnternette birşeyi yazmanın ve yayınlamanın kolaylığı da buradaki bilgi yumağını her geçen gün büyütüyor.
Doğrusu, yanlışı, faydalısı ve zararlısı ile birlikte büyük devasa bir kütüphane.
Bilginin doğruluğu
Herkesin yazıyor olması, özgürce fikir beyan ediyor olması bilginin büyümesi bir avantaj iken bir dezavantaja da dönüşebiliyor. "Bilgi çöplüğü" diyebileceğimiz noktalar oluşabileceği gibi kimilerinin bilinçli olarak yanlış yönlendirmeler veya çıkarları doğrultusunda saptırmalar yapmak kastıyla bilerek 'dezenformasyon' yapması da o derece kolaylaşmış oluyor.
Artık bilimsel araştırmacı da, iddianame hazırlayan savcı da, öğrenci de, işadamı da, eğlenmek isteyen, vakit geçirmek isteyen genç yaşlı herkes önce internette bir arama motoruna giriyor ve indexe bir iki kelime yazıp birşeyler arıyor.
Peki internette bulduğumuz herhangi bir bilginin doğru ya da yanlış olduğunu nasıl bileceğiz? Denilebilir ki aynı şey basılı kitaplar için de geçerli değil mi? Herhangi bir konuda birbirinin tam zıddı, çelişkili onlarca kitabı birarada görebilirsiniz.
Yine de internet kitaba nisbetle daha fazla "bilgi çöpliği" içerme riski taşıyor. Çünkü ne kadar kolaylaşsa da bir kitap yayınlamak uzun ve zahmetli bir süreçtir. Oysa kızgınlıkla oturup yalan yanlış 50 sayfa yazıp yayınlamanız, eğlenmek için yalanları herhangi bir bloga yazmanız birkaç saatinizi alır ve kimse de size bu yazdıklarınızın doğru olup olmadığınızı sormaz.
Hatta ciddi hukuki bir sorun olmadıkça kimse yazılanları sizin yazdığınızı tesbit etmeyebilir de. Hukuki problem alanlarında birşey yazarsanız elbette %90 kim olduğunuz tesbit edilebilir. Ama bu durumda bile %10 ihtimal kaçabilirsiniz.
Nitekim internete konulan birçok skandal bilginin kim tarafından konulduğu bulunamıyor. Kamuoyunu günlerce meşgul ediyor, siyaseti yönlendiriyor, kimi zaman ülkeler arası ekonomiyi, ticareti etkileyebiliyor ama sözkonusu bilgi veya iddia bir deli tarafından atılan bir taş mı yoksa bir gerçek mi hiçbir zaman bulunmayabiliyor.
İnternette hızlı iletişim ve hızlı yayılma imkanı aynı zamanda bir bilgiyi doğrulamak için büyük bir fırsat da sunabilir. Herhangi bir konuda ortaya atılan bir iddianın yanlışlığını ifade edenler ortaya çıkınca iddianın boş olduğu da aynı hızla ortaya konulabilir.
Ama her zaman dezenformasyon veya manipülasyon şüphesinden kurtulamayız.
Doğal afetler, imha ve koruma
Eski devirlerde kütüphanelerin en büyük düşmanı savaşların sonunda yağma ve talanlardı. Kimi zaman da doğal afetler bazı kütüphanelerin büyük ölçüde zarar görmelerine sebep olmuştur. Aynı riskler internet için de var.
Büyük bir kütüphane olarak internetin bu risk karşısında önemli bir avantajı internette bilgiyi barındıran dijital ortamların (serverların) sürekli yedekleniyor olması ve bilginin farklı serverlar arasında kopyalanarak bir anlamda farklı nüshalarının oluşmuş olmasıdır.
Dijital ortamın aynı zamanda büyük bir dezavantajı da kasıtlı programlarla (virus) çok hızlı bir şekilde imhanın mümkün olmasıdır.
Geçmişteki istilacı milletler talan ettikleri yerlerde kütüphaneleri de yaktılar, imha ettiler. Bu çağda internetteki tüm bilgileri yok etmek isteyen kimseler olabilir mi?
Bilginin ulaşılır olmasının getirdiği tembellik
Bilgilere ulaşmanın kolay bir aracı olarak düşünüldüğünde internetin bir diğer dezavantajı da hafızamıza getirdiği tembellik. Nasıl olsa ihtiyaç duyduğumda internetten buluyorum diye hiçbir şeyi detayıyla öğrenmiyor birçok kimse. İhtiyaç duyunca internetten bulup tüketiyor ve unutuyor. Bir sonrakinde yine yanı yolu takip edip internetten arayacağını düşünüyor.
Bütün bunlar bilgi dünyasının getirdiği kolaylıklar ve zorluklar. Her icat gibi her alet edevat gibi burada da insan önemli bir unsur. İnsan bir aracı iyi yönde de kullanabilir, kötü yönde de. Amacına uygun olarak faydalanabileceği gibi amacından çok kolay saptırabilir de.
İnterneti kullanırken de, internet üzerinde uygulama geliştirirken de karşımızda insanlar olduğunu, hem de çok çeşitli insanlar olduğunu unutmamak gerekir.
Zeytinlabs Yazılım Geliştirme Akademisi














